Fatal Error… Critical Error…
Merhabalar.
Şu an içinde bulunduğum durumu sizlerle kısaca anlatayım, yorumlamasını da size bırakıyorum. Yeni bir sabit disk aldım, işletim sistemimin kurulu olduğu sabit diskten tüm verilerimi bu yeni diske aktardım (dahası kusursuz aktarabildiğimi sandım). Eski sabit diske bir güzel format attım, işletim sistemini bir daha kurdum. Bilgisayarı açtım, yedeğini aldığım dosyalar zarar görmüş. Bilgisayar kapatılıyor, tekrardan açılıyor. Ama o da ne? İşletim sistemi de açılmıyor…
Çok mu hızlı oldu? Biraz daha ağırdan alalım o zaman.
Bir değişiklik olsun diye, henüz “Özgür Yazılım” kavramından bir haber olduğum bir zaman diliminde, 10GB’lık ve adım başı bozuk bölümlerle (bad sector olarak da bilinir) karşılaşılan bir sabit diske kurmuştum ilk Linux dağıtımımı. Gel zaman, git zaman, çıktığı ilk hafta haberini duymuş ve sistemime kurup, kullanmaya başlamıştım Pardus’u. O gün bu gündür, format yüzü görmeyen ve 1.0 sürümünden 2007 sürümüne amuda kalkılarak da olsa güncellenen Pardus, gene güncellenerek en son kararlı sürümüyle kullanılıyordu evvelsi güne kadar. Pardus, sistemine kurulduğu ilk günden bu güne, beş sabit disk arasında olduğu gibi kopyalanan, iki farklı anakart, üç farklı ekran kartı gören, ilk pisi paketlemelerimi denediğim, yönetici haklarıyla şuursuzca yaptığım değişikliklere karşın, iyi dayanmıştı. Ama ne hikmetse, DVD yazıcımı USB aygıtıymış gibi siteme bağlaması, USB aygıtlarını görmemesi, Cedega gibi bir emulatörle Guild Wars’un kusursuzca çalışmasına ve 200ms lag ile oynatabilmesine karşın Quake 3 temelli olan Open Quake, Tremulous, Urban Terror ve Wolfenstein: Enemy Territory gibi hastası olduğum oyunların en az 800 ping ve en fazla 10 fps ile çalışması (Lag/Ping değerlerinin neden kaynaklandığını bilmiyorum), SuperKaramba kullanımı halinde en fazla yarım saat gibi bir sürede sistemin donması, kısacası sistemin kararlı çalışmaktan ziyade şuursuzlaşması sonucu, bence güzel bir formatı hak etmişti. İşte bu sebeple, geçtiğimiz hafta sonu Seagate Barracuda 250GB sabit disk almış, hem Windows hem Linux üzerinden sorunsuz erişim için FAT32 dosya sistemine çevirmiş ve o ana kadar kullandığım tüm verilerin birer yedeğini bu yeni sabit diske almıştım. Dahası, ben böyle olduğunu sanmıştım…
Tüm verilerin yeni sabit diske kopyalanmasının ardından, yeni sabit diski kasadan çıkartıp, eski sabit diske bir güzel format attım ve Pardus 2007.3 Lynx Lynx sürümünü kurdum. Yeni sabit diskin bağlantısını kestim, çünkü daha önceki denemelerimde Grub ile pek hoş olmayan anılarım da vardı, ne olur ne olmaz, demiştim. Kurulumun ardından söz konusu yeni sabit disk sisteme kusursuzca takıldı, Pardus 2007.3 açıldı, Kdm ekranı gelindi, masaüstüne geçiş yapıldı. Yeni sabit diske erişilecekken o da ne? Yeni sabit diskin neredeyse tamamı boş? Nasıl olur? Klasörler içerisinde gezindikçe, inanmak istemediğimiz halde, acı gerçeği kabul ediyoruz. Yedekleme işlemi hüsranla sonuçlanmıştı; 3GB kadar yer kapladığından adım gibi emin olduğum Guild Wars’un Gw.Dat dosyası, 0KB yer kaplamaktaydı. Hangi dosya olursa olsun, hepsi aynıydı; 0KB, 0KB, 0KB…
Sinirler gerildi, bilgisayar kapatıldı…
Sinirler halen gergin, ama e-posta kutusuna bakmak lazım. Bilgisayar açıl.. Ama o da ne? Grub - Error 17 hatası ile karşılaşıyoruz? Neyse, Pardus 2007.3′ü kurarken, üç ayrı bölüm oluşturmuştum sabit diskte, sistem alanını illa ki ilk sırada olması şartmış, sanırsam bir hata raporu yazmak gerekli…
Sinirler biraz daha gerildi, çözüm yolları araştırıldı ama onlarca sebepten ötürü kısa süre içerisinde hayata geçirilemeyecekti, Pardus baştan kuruldu.
Aradan saatler geçti, Pardus’a sorunsuz erişimin ardından en son güncellemeler tekrardan yapıldı ve bilgisayar tekrardan kapatıldı.
Aradan koca bir gün geçti, bilgisayar açıldı ve 1234F hatası ile karşılaşıldı.
Şimdi, bilançoya bakalım.
Her şeyden önce, son bir aydır üzerinde uğraştığım ve yedeğini alamadığım herşey uçmuş bulunuyor. Bunların arasında henüz yedeğini almyı akıl edemediğim bir internet sayfası ve Kopete’nin KDE 4 sürümünün Türkçe çevirisi, okulumda yapacağım sunumda kullanılacak olan kaynaklar, yazılar ve görsel kayıtlar. Tabii, bu kadar zamandır hazırladığım pisi paketleri, elimdeki tüm müzik arşivi ve benim için kıymetli diğer veriler. Şu an elimde hiç bir şey yok… Anlayacağınız, bilgisayar ekranı başında büyük uğraş harcadığım her şeyi kaybetmiş bulunuyorum.
Önümüzdeki bir kaç gün içerisinde internet üzerinden herhangi bir yolla bana ulaşamazsanız, meraklanmayın. Bu şoku atlatabilmek için bir kaç günlüğüne ekran karşısına geçmeyeceğim. Tüm bu olanlardan sonra, söz verdiğim insanlara “beyler, kusura bakmayın, başımda şöyle şöyle bir olay geçti, şu an için yardımcı olamayacağım kusuruma bakmayın…” demek hiç hoş değil, ama üzülerek söylüyorum ki, yıpranmış vaziyetteyim.
Ve yoruldum, biraz dinleneceğim.
Herkese kolay gelsin…
Ve benden haber bekleyenlerden de çok çok özür dilerim…



Yorum Yapın