Durdurulamıyorlar…

Baştan uyarıyorum, daha önce bu şekilde bir yazı yazmamıştım. Görüşlerimi dile getireceğim, doğru veya yanlış…

Bir zamanların “sözdeazınlık kesimi, şimdi çoğunluk kesim… Şimdi ise, 14 Nisan 2007‘de, Tandoğan Meydanı’ndan yürüyenler, 29 Nisan 2007‘de Çağlayan’da yürüyenler bu ülkede azınlık olmuştur. 22 Temmuz 2007 seçimleri… Bir Türk vatandaşı olarak, Türk vatandaşının çoğunluğunun tercihine saygı duymalıyım. Ama asla benimsemek, sevmek ve savunmak zorunda değilim. Ve ardından gelen Cumhurbaşkanlığı seçimi… Bir Türk vatandaşı olarak da, bu seçimi sindiremiyorum. Ve git gide geriliyoruz, yobazlaşıyoruz… Galata Köprüsü’nde balık tutan kadının, eteğinin açılması sebebiyle bir yıl hapis istemiyle yargılanması, Kemer’de bir grup vatandaşın “Aşk Yağmuru” heykeli önünde eylem gerçekleştirmesi, Körler Rehabilitasyon Merkezi’nin rant amaçlı yıkımına karar verilmesi, İsmail Türüt’ün yeni şarkısına hayranlarınca hazırlanan görüntüler… Halk geriliyorken, halkı yönetenler ne yapıyor peki? Daha güncel olaylara bakmak gerekirse, 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in karşı çıktığı bürokratlar, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile alelacele atanıyorlar. Anayasada yapılacak değişikliklerle Kemalizm anayasadan çıkarılıyor.

Kemalizm anayasadan çıkarılıyor? Yazık, memleket cehaletiyle kendi kendini tüketiyor.  Laik bir Türkiye Cumhuriyeti isteyenler, artık gerçekten de azınlık…

Devlet organlarındaki kurumlaşma ve insanlara söylenen palavralar. Yaşadığım ülkemin geleceği için, genç bir Türk vatandaşı olarak gerçekten endişe duyuyorum. Gerçekten de durmuyorlar, yollarına devam ediyorlar. Türkiye Cumhuriyeti’ni içten içe kemiriyorlar…

Üzülüyorum, tepkimi gösteriyorum, sesimi çıkarıyorum.
Ama neye yarıyor? Cehalet durdurulamıyor, onlar durdurulamıyorlar, yollarına devam ediyorlar…

http://www.bizkackisiyiz.com/yazi.php?yazi_id=21655

~ yazan: Deniz Ege Tunçay 19 Eylül 2007.

Yorumlar Kapalı